Kedilerin de Canı Sıkılır: Stres ve Davranış Bozuklukları
Bazen hiç anlamıyoruz onları, değil mi? Öylece bakıyorlar boşluğa derin derin. Bir derdi var belli, ama söyleyemiyor ki dilsiz dostumuz.
Stres sadece biz insanlara özgü sanıyoruz hep nedense. Oysa onların da o küçücük dünyalarında dağ gibi dertleri olabiliyor. Kum kabının yeri biraz değişti diye mesela, ya da eve hiç tanımadıkları yabancı biri geldi diye… Aniden hırçınlaşabiliyor o pamuk gibi sevdiğimiz kediler. Seslere, kokulara, hatta evdeki eşyaların yerinin değişmesine bile inanılmaz duyarlılar aslında.
Peki nereden anlarız strese girdiklerini?
Aslında çok net söylerler bunu bize vücut dilleriyle. Eğer dikkatli bakarsak görmek hiç de zor değil:
Tuvaletini kumun dışına yapıyorsa inatla,
Tüylerini yoluyorsa yalanırken durmadan ve derisinde kellikler oluştuysa,
İştahı kesildiyse birden bire, en sevdiği yaş mamaya bile dönüp bakmıyorsa,
Saklanıyorsa yatağın altına ve saatlerce çıkmak istemiyorsa…
Bilmeliyiz ki sessiz bir imdat çağrısıdır bu. Miyavlamalarının tonu bile değişir bazen; daha acı, daha uzun ve talepkar bağırırlar.
Çözüm nerede saklı?
Anlayış, bolca sabır ve şefkatte tabii ki. Kendi alanlarına saygı duymak lazım en başta. Kendilerini güvende hissedecekleri, sadece onlara ait yüksek bir köşeleri olmalı mutlaka evde. Gerginliklerini atmaları için belki biraz matatabi çubuğu veya kedi nanesi (catnip) iyi gelebilir ruh hallerine. Rutinlerini bozmamak, mama ve oyun saatlerini hep aynı tutmak da sandığımızdan çok daha önemli onlar için.
Ama geçmiyorsa bu durum, günler geçtikçe daha da kötüye gidiyorsa huyu suyu, bir veteriner hekime danışmak her zaman en doğrusudur. Çünkü bazen içten içe çektikleri fiziksel bir ağrının, belki bir idrar yolu enfeksiyonunun habercisi bile olabilir bu davranış bozuklukları.
Unutmayalım; onlar sadece birer evcil hayvan değil, ev arkadaşımız, ailemizin en şapşal ve en tatlı parçası.
